Ana içeriğe atla

CENGİZ ÜSTÜN RÖPORTAJI

CENGİZ ÜSTÜN

Günümüz karikatürünün en iyi çizerlerinden biri olan. Uykusuz dergisinde çizdiği Tribal Enfeksiyon köşesi ve Kunteper Canavarı ile tanınan çizer Cengiz üstün ile kısa tatlı bir sohbet etme şerefine nail oldum. Buyurun o sohbeti sizlerde okuyun…

Öncelikle bu röpörtajı kabul ettiğiniz için sizlere teşekkür ederiz.
Beni seçtiğiniz için asıl ben teşekkür ederim.

Cengiz Üstün kimdir, sizi tanıyalım?
Yazar-çizer.

Neden çizerlik?
Seçim değildi benim için, öylece gelişti.    

Gelecek nesil çizerlerine ne tür tavsiyeler de bulunmak istersiniz?
Her iş gibi çaba gerektiriyor. Başlarda çizgi egzersizi yanında, durmak ve düşünmek için serbest zamanlar yaratmak ta çok önemli. Bu zamanlar da yönümüzü çizemiz için gerekli; komik karikatüre mi, yoksa daha reel bir çizgimiz gelişti ise buna uygun farklı konsept araştırmaları filan gibi. Bunları yaparken mizah dergilerinin amatör günlerine giderek, görüş almak kafa açıcı olacaktır. figür çizimleri yanında bol bol eşya ve mekan çizimi egzersizleri de ileri de çizeri rahat ettirecektir.

Peki o günlere katılamayan,farklı şehirlerde yaşayan genç (amatör) çizerlerin ne yapmasını önerirsiniz?
Çizimlerini dergiye göndermekten vazgeçmesinler. Kendi gibi çizim yapan karikatürle ilgili kişilerle diyalog halinde olsunlar. Çizimini yayınlanmış olarak görmek büyük bir aşamadır.

Peki siz amatör olarak mı geldiniz yoksa güzel sanatlardan mezun olarak hemen profesyonelleştiniz mi?
Bu işin okulu yok. ilk karikatürüm 12 yaşındayken yayınlandı. Güzel sanatlar fakültesine girdiğimde Pişmiş Kelle dergisinde 'Duka Film' başlığı altında,Türk filmleri parodisi denebilecek küçük bir bölümde çiziyordum. Ama şu anda Uykusuz dergisi’nde mühendislik fakültesi bölümü mezunu çizerler daha fazla. Bu da alanımızın güzel çizmek kadar, inşa etmekle de ilgili olduğunu göstergesi bence.

Gelecekte ki projeleriniz nelerdir?
'Tribal Enfeksiyon' karikatür kitabını hazırlıyorum. Nisan gibi çıkar. 'Üzeyir' adlı bir tipim var.Yazısız bir seri. Uykusuz Dergisi için birkaç bölüm hazırlayacağım.

Röpörtaj teklifimizi kabul edip sorularımızı yanıtladığınız için sizlere çok teşekkür ediyorum.

Eyvallah Ahmet. Benim de işe dönmem lazım artık.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türkiye’nin Yeni Starı DAMLA EKMEKÇİOĞLU ile Röportaj

Son zamanlarda sosyal medya platformlarında adından sıkça söz ettiren,kadınlığın Nirvana'sı, güzelliğiyle erkeklerin aklını başından alan,clubların aranan DJ’i. Periscope, instagram, snapchat ve twitter’da oldukça popüler olan, ilk filmi “Türk Lokumu” ile büyük ses getirecek olan, Türkiye’nin yeni starı Damla Ekmekçioğlu hayatını ve yeni projelerini anlattı.

Öncelikle Damla Ekmekçioğlu kimdir? 31 yaşındayım. İstanbul’da doğdum. 2 üniversite bitirdim. Biri Almanya’da diğeri burada. 2008’den beri yine İstanbul’dayım.
Instagram ve periscope da büyük bir hayran kitlen var. İnsanları sana çeken şey ne? Periscope açtığımda fenomen olma gibi bir amacım yoktu ama eğlenceli yayınlarım, samimiyetim ve fiziksel özelliklerim takipçi sayımın artmasına sebep oldu. Bu etkileşim İnstagram’a da yansıdı. Koyduğum resim ve videolar da buna destek olup sayısının artmasına yardımcı oldu.
Bu büyük hayran kitlesinin yanında bir de sana karşı olanlar var. Bunlar kim, nereden çıktı, senin gibi saf ve temiz bir…

Bir Victoria's Secret Fashion Show Dramı

Yeni yıl, yeni umutlar ve en önemlisi de Victoria's secret fashion show.
***
Saat 20.00'den beridir annem ve babamın bir yerlere gitmesini veya erkenden uyumusanı istiyorum. Fakat iki arzum da gerçekleşmiyor. Annem büyük bir mutluluk ve heyecanla yılbaşını beklerken, babam bıyıklarına ve saçına düşecek olası aklardan dolayı geceyi gergin ve mutsuz geçiriyor. Annem birkaç defa dışarı çıkma önerisinde bulunsa da babamın inadı galip geliyor ve önce yemek, ardından tatlı-çay ve son olarak da meyve ile saat 23.00'ü buluyoruz.
***
Gözlerimin altı şişmiş bir biçimde tüm yıl beklediğim victoria's secret ateşi beni sarmış durumda. 10 dakikada bir annem ve babama uykunun önemini anlatan vaazlar veriyorum ve fakat tık yok. Babam koltukta, annem kanepede ve sonunda gözleri üst üste gidiyor derken kanalı değiştirmemle ikisinin gözleri de aynı anda açılıveriyor.
***
"Kaç saniye kaldı lan?"
Bu sözle içimi büyük bir umut kaplıyor. Lan hayır yeni yıldan dolayı değil. Annem i…

GÜNLERİN DÖKTÜRDÜĞÜ

GÜNLERİN DÖKTÜRDÜĞÜ
Bir ev kadınının deşarj olabileceği iki etkinlik vardır:
Birincisi terlik fırlatmak, diğeri ise kısır günlerinde örgüler ve danteller ile dert yanmak.
Günün büyük bir bölümünü evle uğraşarak geçiren bir ev kadını haftanın o malum gününü iple çekmektedir. O malum gün gelince Leopar desenli kuyumcu çantasına konmuş örgü şişleri ve yün ip yumaklarını taşıyan uzun etekli, kendi terliğini kendi taşıyan, oğluna kız arayan, yemek tarifi alıp veren, onu bunu eleştiren dostlarının arasına karışacaktır. Tıpkı bir tarikat gibidir. Kanlı kadeh yoktur belki ama limonlu çay günün en çok tercih edilen içeçeğidir. ***
Güne gitmeyen ev kadınının ilgisini çeken ve hayallerini süsleyen bu etkinlik gergin ilişkiler için bir amtidepresan görevi görür. Yeni geleni yadırgamayan 30 yaş üstü ev kadınları aralarına katılacak olan yeni üyenin ilk kısırına göre nihai kararını verir. Kabul edilirse limonlu çay ikram edilerek kutsanır ve ilk dert yanma gerçekleşir.
***
Ayrıca bu günler büyük …