Ana içeriğe atla

MAHİR ÜNSAL ERİŞ röportaj


Son dönem Türk edebiyatının çıkardığı, sıkı bir Gençlerbirliği taraftarı olan çevirileri ve kitapları yayımlanmış olan, yazdıklarıyla ruhları ve gönülleri hoş eden yazar Mahir Ünsal Eriş bizi kırmayıp sorularımızı cevapladı.


Edebiyatla nasıl tanıştınız?
Edebiyatla tanışmam biraz tembelliğim yüzünden oldu. Daha lisenin ilk senesinde altı tane zayıf getirince evden çıkmama yasak geldi tüm yaz. Arkadaşlarım ceza evinde bir mahkumu ziyaret eder gibi bize gelip kitaplar getirirlerdi. Hayatımda beni en çok şaşırtan romanları hep o zaman     okudum sanırım. Sonra da arkası geldi.

Bir yazınızda Aziz Nesin’in söyleşi sonrası size ne olacağınızı sorması üzerine “yazar” cevabını verdiğinizi yazmışsınız. Bu diyalog yazar oluşunuzda ne kadar etkili oldu?
Muhakkak, Aziz Nesin de dahil olmak üzere, büyük yazarlara özenmenin etkisi olmuştur ama açık söyleyeyim, tırnağı olacak kadar bile iddiam olmadı hiçbir zaman.

Günümüz modern edebiyatından takip ettiğiniz yazarlar var mı?
Elbette yeni çıkan eserleri takip etmeye çalışıyorum elimden geldiğince. Birçoğu arkadaşım olan kimi yeni/genç yazarların da ürünlerini mümkün olduğunca okumaya çalışıyorum. Ama açıkçası kendimi güncel edebiyat okuru olarak tanımlamam haksızlık olur. Tam manasıyla yetişemiyorum her köşesine. Fakat daha önceki kuşaklara ait edebiyata düşkünümdür.

Bir röportajınızda nörolojik rahatsızlık sebebiyle lise ve üniversite yıllarınızı hatırlamadığınızı söylemişsiniz bunun yazılarınıza ne gibi etkileri oldu?
Çocukluğuma ve çocukluğumu kapsayan yıllara dair ayrıntıların daha belirgin bir hal kazanmasına etkisi olmuş olabilir sanırım. 

Nasıl bir ortamda, nasıl bir tempoyla yazıyorsunuz? 
Bir disiplinim yok. Canım ne zaman isterse yazarım. Ama çoğunlukla gece, sessizlikte okuyup yazmaya yatkınım.

2. Öykü kitabınız  “Olduğu Kadar Güzeldik” ile Sait Faik Hikâye Armağanı’na layık görüldünüz. Ödülün size verildiğini öğrenince ne hissettiniz?
"Valla mı?" diye sormuştum Doğan Hızlan'a telefonda. Çok heyecanlı, inanılması güç bir haberdi benim için. O ölçüde de onur verici.


Karakterlerin ortaya çıkması nasıl oluyor? Bilge karakterinin ortaya çıkışını anlatır mısınız?
Bunu tam bilemiyorum aslına bakarsanız. Anlatacağım insanları basbayağı kanlı canlı insanlarmış gibi canlandırdığımı biliyorum sadece. Öyle o halleriyle geliyorlar bana galiba. Ben de dilim döndüğünce anlatmaya çalışıyorum.

Yeni projeleriniz var mı?
Var, yazmaya devam ediyorum elimden geldiği kadarıyla. Ama ortaya ne zaman ne çıkacak onu henüz ben de pek bilemiyorum. Henüz vücut kazanmış bir şey yok.

Röportajı kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.
Ben teşekkür ederim, selamlar.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türkiye’nin Yeni Starı DAMLA EKMEKÇİOĞLU ile Röportaj

Son zamanlarda sosyal medya platformlarında adından sıkça söz ettiren,kadınlığın Nirvana'sı, güzelliğiyle erkeklerin aklını başından alan,clubların aranan DJ’i. Periscope, instagram, snapchat ve twitter’da oldukça popüler olan, ilk filmi “Türk Lokumu” ile büyük ses getirecek olan, Türkiye’nin yeni starı Damla Ekmekçioğlu hayatını ve yeni projelerini anlattı.

Öncelikle Damla Ekmekçioğlu kimdir? 31 yaşındayım. İstanbul’da doğdum. 2 üniversite bitirdim. Biri Almanya’da diğeri burada. 2008’den beri yine İstanbul’dayım.
Instagram ve periscope da büyük bir hayran kitlen var. İnsanları sana çeken şey ne? Periscope açtığımda fenomen olma gibi bir amacım yoktu ama eğlenceli yayınlarım, samimiyetim ve fiziksel özelliklerim takipçi sayımın artmasına sebep oldu. Bu etkileşim İnstagram’a da yansıdı. Koyduğum resim ve videolar da buna destek olup sayısının artmasına yardımcı oldu.
Bu büyük hayran kitlesinin yanında bir de sana karşı olanlar var. Bunlar kim, nereden çıktı, senin gibi saf ve temiz bir…

Bir Victoria's Secret Fashion Show Dramı

Yeni yıl, yeni umutlar ve en önemlisi de Victoria's secret fashion show.
***
Saat 20.00'den beridir annem ve babamın bir yerlere gitmesini veya erkenden uyumusanı istiyorum. Fakat iki arzum da gerçekleşmiyor. Annem büyük bir mutluluk ve heyecanla yılbaşını beklerken, babam bıyıklarına ve saçına düşecek olası aklardan dolayı geceyi gergin ve mutsuz geçiriyor. Annem birkaç defa dışarı çıkma önerisinde bulunsa da babamın inadı galip geliyor ve önce yemek, ardından tatlı-çay ve son olarak da meyve ile saat 23.00'ü buluyoruz.
***
Gözlerimin altı şişmiş bir biçimde tüm yıl beklediğim victoria's secret ateşi beni sarmış durumda. 10 dakikada bir annem ve babama uykunun önemini anlatan vaazlar veriyorum ve fakat tık yok. Babam koltukta, annem kanepede ve sonunda gözleri üst üste gidiyor derken kanalı değiştirmemle ikisinin gözleri de aynı anda açılıveriyor.
***
"Kaç saniye kaldı lan?"
Bu sözle içimi büyük bir umut kaplıyor. Lan hayır yeni yıldan dolayı değil. Annem i…

GÜNLERİN DÖKTÜRDÜĞÜ

GÜNLERİN DÖKTÜRDÜĞÜ
Bir ev kadınının deşarj olabileceği iki etkinlik vardır:
Birincisi terlik fırlatmak, diğeri ise kısır günlerinde örgüler ve danteller ile dert yanmak.
Günün büyük bir bölümünü evle uğraşarak geçiren bir ev kadını haftanın o malum gününü iple çekmektedir. O malum gün gelince Leopar desenli kuyumcu çantasına konmuş örgü şişleri ve yün ip yumaklarını taşıyan uzun etekli, kendi terliğini kendi taşıyan, oğluna kız arayan, yemek tarifi alıp veren, onu bunu eleştiren dostlarının arasına karışacaktır. Tıpkı bir tarikat gibidir. Kanlı kadeh yoktur belki ama limonlu çay günün en çok tercih edilen içeçeğidir. ***
Güne gitmeyen ev kadınının ilgisini çeken ve hayallerini süsleyen bu etkinlik gergin ilişkiler için bir amtidepresan görevi görür. Yeni geleni yadırgamayan 30 yaş üstü ev kadınları aralarına katılacak olan yeni üyenin ilk kısırına göre nihai kararını verir. Kabul edilirse limonlu çay ikram edilerek kutsanır ve ilk dert yanma gerçekleşir.
***
Ayrıca bu günler büyük …