Ana içeriğe atla

Bir Kahve Eylemi

kahve ile ilgili görsel sonucu





Sen bu satırları okurken, ben fincana kahve koyuyor olacağım. 
Blogger'ın gönderimi günler sonra ana sayfana yollama ihtimaline karşın, elimde bakır cezve ile senin bunları okumanı bekleyeceğim.

Sen bu cümleye geldiğinde, ben kahvemi içiyor olacağım. Kahvenin üzerinde sahici bir gülümseme ile bana bakan köpüğü (bir daha kimse o kadar sahici gülümsemeyecek olsa bile) tek bir höpürdetme ile öldüreceğim. Adım katile çıkacak, zihnim beni mapus damlarına düşürecek ve öğüt veren bol olacak. Kim bilir, belki orada seyrek saçlı, ak bıyıklı bir ihtiyar karşıma çıkıp "Kahve höpürdetmek hoştur ama benena yeğen" diye konuşacak. Bir fikir suçlusu (fikir suç mudur? Bir ara bu konuya da değineceğim) ile çayımı paylaşıyor olacağım ve beni derin düşünceler saracak. Bir hapishane müdürü "Pardon" diyecek ve ben "hassiktir lan" diyeceğim. Ama içimden. Serbest bırakacaklar beni.

Sen bu cümleyi okurken, ben kahve hakları savunucusu olacağım. Üzerime "yemen" yazarak çıplak vücudumla kahve zincirlerini bakacağım. Çıkacağım sokağa ve "kahve içmemek kahpeliktir" yazılı bir pankartla yürümeye başlayacağım. Yanımda insanlar belirecek. Kahve içenler, içmeyenleri bir fincan kahvede boğacak. Devrim olacak ve sokaklar kahve kokacak.


Bu yüzden ben bu cezveyi hemen aldığım yere bıraksam iyi olacak. Ben böyle bir şeye cesaret edemem.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türkiye’nin Yeni Starı DAMLA EKMEKÇİOĞLU ile Röportaj

Son zamanlarda sosyal medya platformlarında adından sıkça söz ettiren,kadınlığın Nirvana'sı, güzelliğiyle erkeklerin aklını başından alan,clubların aranan DJ’i. Periscope, instagram, snapchat ve twitter’da oldukça popüler olan, ilk filmi “Türk Lokumu” ile büyük ses getirecek olan, Türkiye’nin yeni starı Damla Ekmekçioğlu hayatını ve yeni projelerini anlattı.

Öncelikle Damla Ekmekçioğlu kimdir? 31 yaşındayım. İstanbul’da doğdum. 2 üniversite bitirdim. Biri Almanya’da diğeri burada. 2008’den beri yine İstanbul’dayım.
Instagram ve periscope da büyük bir hayran kitlen var. İnsanları sana çeken şey ne? Periscope açtığımda fenomen olma gibi bir amacım yoktu ama eğlenceli yayınlarım, samimiyetim ve fiziksel özelliklerim takipçi sayımın artmasına sebep oldu. Bu etkileşim İnstagram’a da yansıdı. Koyduğum resim ve videolar da buna destek olup sayısının artmasına yardımcı oldu.
Bu büyük hayran kitlesinin yanında bir de sana karşı olanlar var. Bunlar kim, nereden çıktı, senin gibi saf ve temiz bir…

Devrim Kunter ile röportaj

Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları'nın yaratıcısı Devrim Kunter ile kısa bir röportaj gerçekleştirdik. Devrim Kunter'e röportaj teklifimizi geri çevirmediği için teşekkür ederiz. •Devrim KUNTER kimdir bize kendinizden bahseder misiniz? Çizgi roman yazmayı, çizmeyi seviyorum. Hatta öyle ki başka bir işle uğraşmak istemiyorum.
•Seyfettin Efendi hikayesi nasıl oluştu? Zamanla oluştu diyebiliriz. İlk yaratığımda daha mizahi, daha fantastik bir dünyadaki beceriksiz bir hafiyeydi. Sonra mizahi yönlerini daha sonrada fantastik yönlerini çıkarttım. En sonunda tarihi bilim kurgu diyebileceğimiz bu haline geldi.
•Hikayelere yönelik araştırmalar yaptınız mı? Tabii buna mecbursunuz ama sonuçta illaki hatalar oluyor. Bizim görsel arşivimiz oldukça zayıf o yüzden de bilgiye ulaşamadığımız oluyor. Bir bina o tarihte nasıldı, hangi kısmı sonradan değiştirildi vs. gibi.
•Seyfettin Efendi’yi beyaz perdede görebilecek miyiz? Şu an için öyle bir şey gözükmüyor, ileride belki.

•Karakterleri yaratırk…

CENGİZ ÜSTÜN RÖPORTAJI

CENGİZ ÜSTÜN
Günümüz karikatürünün en iyi çizerlerinden biri olan. Uykusuz dergisinde çizdiği Tribal Enfeksiyon köşesi ve Kunteper Canavarı ile tanınan çizer Cengiz üstün ile kısa tatlı bir sohbet etme şerefine nail oldum. Buyurun o sohbeti sizlerde okuyun…
Öncelikle bu röpörtajı kabul ettiğiniz için sizlere teşekkür ederiz. Beni seçtiğiniz için asıl ben teşekkür ederim.
Cengiz Üstün kimdir, sizi tanıyalım? Yazar-çizer.
Neden çizerlik? Seçim değildi benim için, öylece gelişti.    
Gelecek nesil çizerlerine ne tür tavsiyeler de bulunmak istersiniz? Her iş gibi çaba gerektiriyor. Başlarda çizgi egzersizi yanında, durmak ve düşünmek için serbest zamanlar yaratmak ta çok önemli. Bu zamanlar da yönümüzü çizemiz için gerekli; komik karikatüre mi, yoksa daha reel bir çizgimiz gelişti ise buna uygun farklı konsept araştırmaları filan gibi. Bunları yaparken mizah dergilerinin amatör günlerine giderek, görüş almak kafa açıcı olacaktır. figür çizimleri yanında bol bol eşya ve mekan çizimi egzersizl…