Ana içeriğe atla

Bavul Mevzuu ve Börek Sarılası Dergiler


Şu an bir koyun sürüsüne katılmış halde "ot"laya "ot"laya farklı "kafa"larda bir "bavul" dolusu dergi ile dolaşıyor, diğer taraftan da instagramda sürekli "kafka okur" halde geziniyor.






Aylardır insanlara bavul, kafa benzerlerinin edebiyattan tamamen uzaklaşıp edebiyat dışında hemen her şeyi dergiye yığdıklarını, "sen oyuncu musun? Ne duruyorsun, dergimizde yazsana!" kafasıyla çıktıklarını anlatıyorum, anlatıyordum. Söyledikleri şeyler genellikle

"Yaaaaa şu kapağın tatlılığına baksanaaaaa!"

"Ayyyyy bu poster çok güzelllllllll!"

"Şu ayraç ne hoooooş!" sığlığındaydı.


Geçen ay Bavul'da bir yazı yayımlandı. Ardından bu yazı sosyal medyada büyük ses getirdi. Tabii bu poster-okurlar başta bu yazının farkında bile değillerdi. Derginin fotoğraflarını çoktan instagrama koymuş, likelar almış, yorumlara kalp kusan göz emojileri atılmıştı. Ah bir de çay(yağmurlu havalarda kahve) var tabii. Eh biraz da okumak gerek diye düşünüp içerideki fotoğraf ve illüstrasyonlara bakıp yuvarlak veya herhangi bir geometrik biçimde alıntılanmış, rahatlıkla "bavul"a sığan yazilari okudular. Sonra da anneleri bu dergiyi üst kat komşusuna börek yollamak, kızartma yaparken tabağa fazla yağ sızmaması amacıyla kullandı. Bir kaç saat, gün sonra sosyal medyada bavula karşı yoğun eleştiri ve bağırışlar poster-okurları birden bire halk kahramanı, bavul düşmanı yaptı. Onlar bir postere sahip olmanın gururunu yaşarken diğer yandan da bir vatandaşlık görevini yerine getirip bavulu kınıyorlardı. Bavuldan vaz geçmediler elbette. Şu an bir koyun sürüsüne katılmış halde "ot"laya "ot"laya farklı "kafa"larda bir "bavul" dolusu dergi ile dolaşıyor, diğer taraftan da instagramda sürekli "kafka okur" halde geziniyor.
Tabii bardağın dolu tarafına da bakmak gerek, sevinen ve dergilerin tadını çıkaran yine anneler oluyor. Ne de olsa hem çocuğu okuduğu için komşuya hava atıyor, hem de börekleri sarıp oradan oraya yolluyor. Ah sizi gidi hayırlı evlatlar...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türkiye’nin Yeni Starı DAMLA EKMEKÇİOĞLU ile Röportaj

Son zamanlarda sosyal medya platformlarında adından sıkça söz ettiren,kadınlığın Nirvana'sı, güzelliğiyle erkeklerin aklını başından alan,clubların aranan DJ’i. Periscope, instagram, snapchat ve twitter’da oldukça popüler olan, ilk filmi “Türk Lokumu” ile büyük ses getirecek olan, Türkiye’nin yeni starı Damla Ekmekçioğlu hayatını ve yeni projelerini anlattı.

Öncelikle Damla Ekmekçioğlu kimdir? 31 yaşındayım. İstanbul’da doğdum. 2 üniversite bitirdim. Biri Almanya’da diğeri burada. 2008’den beri yine İstanbul’dayım.
Instagram ve periscope da büyük bir hayran kitlen var. İnsanları sana çeken şey ne? Periscope açtığımda fenomen olma gibi bir amacım yoktu ama eğlenceli yayınlarım, samimiyetim ve fiziksel özelliklerim takipçi sayımın artmasına sebep oldu. Bu etkileşim İnstagram’a da yansıdı. Koyduğum resim ve videolar da buna destek olup sayısının artmasına yardımcı oldu.
Bu büyük hayran kitlesinin yanında bir de sana karşı olanlar var. Bunlar kim, nereden çıktı, senin gibi saf ve temiz bir…

Bir Victoria's Secret Fashion Show Dramı

Yeni yıl, yeni umutlar ve en önemlisi de Victoria's secret fashion show.
***
Saat 20.00'den beridir annem ve babamın bir yerlere gitmesini veya erkenden uyumusanı istiyorum. Fakat iki arzum da gerçekleşmiyor. Annem büyük bir mutluluk ve heyecanla yılbaşını beklerken, babam bıyıklarına ve saçına düşecek olası aklardan dolayı geceyi gergin ve mutsuz geçiriyor. Annem birkaç defa dışarı çıkma önerisinde bulunsa da babamın inadı galip geliyor ve önce yemek, ardından tatlı-çay ve son olarak da meyve ile saat 23.00'ü buluyoruz.
***
Gözlerimin altı şişmiş bir biçimde tüm yıl beklediğim victoria's secret ateşi beni sarmış durumda. 10 dakikada bir annem ve babama uykunun önemini anlatan vaazlar veriyorum ve fakat tık yok. Babam koltukta, annem kanepede ve sonunda gözleri üst üste gidiyor derken kanalı değiştirmemle ikisinin gözleri de aynı anda açılıveriyor.
***
"Kaç saniye kaldı lan?"
Bu sözle içimi büyük bir umut kaplıyor. Lan hayır yeni yıldan dolayı değil. Annem i…

GÜNLERİN DÖKTÜRDÜĞÜ

GÜNLERİN DÖKTÜRDÜĞÜ
Bir ev kadınının deşarj olabileceği iki etkinlik vardır:
Birincisi terlik fırlatmak, diğeri ise kısır günlerinde örgüler ve danteller ile dert yanmak.
Günün büyük bir bölümünü evle uğraşarak geçiren bir ev kadını haftanın o malum gününü iple çekmektedir. O malum gün gelince Leopar desenli kuyumcu çantasına konmuş örgü şişleri ve yün ip yumaklarını taşıyan uzun etekli, kendi terliğini kendi taşıyan, oğluna kız arayan, yemek tarifi alıp veren, onu bunu eleştiren dostlarının arasına karışacaktır. Tıpkı bir tarikat gibidir. Kanlı kadeh yoktur belki ama limonlu çay günün en çok tercih edilen içeçeğidir. ***
Güne gitmeyen ev kadınının ilgisini çeken ve hayallerini süsleyen bu etkinlik gergin ilişkiler için bir amtidepresan görevi görür. Yeni geleni yadırgamayan 30 yaş üstü ev kadınları aralarına katılacak olan yeni üyenin ilk kısırına göre nihai kararını verir. Kabul edilirse limonlu çay ikram edilerek kutsanır ve ilk dert yanma gerçekleşir.
***
Ayrıca bu günler büyük …