Ana içeriğe atla

GÜNLERİN DÖKTÜRDÜĞÜ

GÜNLERİN DÖKTÜRDÜĞÜ

Bir ev kadınının deşarj olabileceği iki etkinlik vardır:

Birincisi terlik fırlatmak, diğeri ise kısır günlerinde örgüler ve danteller ile dert yanmak.

Günün büyük bir bölümünü evle uğraşarak geçiren bir ev kadını haftanın o malum gününü iple çekmektedir. O malum gün gelince Leopar desenli kuyumcu çantasına konmuş örgü şişleri ve yün ip yumaklarını taşıyan uzun etekli, kendi terliğini kendi taşıyan, oğluna kız arayan, yemek tarifi alıp veren, onu bunu eleştiren dostlarının arasına karışacaktır. Tıpkı bir tarikat gibidir. Kanlı kadeh yoktur belki ama limonlu çay günün en çok tercih edilen içeçeğidir.
***

Güne gitmeyen ev kadınının ilgisini çeken ve hayallerini süsleyen bu etkinlik gergin ilişkiler için bir amtidepresan görevi görür. Yeni geleni yadırgamayan 30 yaş üstü ev kadınları aralarına katılacak olan yeni üyenin ilk kısırına göre nihai kararını verir. Kabul edilirse limonlu çay ikram edilerek kutsanır ve ilk dert yanma gerçekleşir.

***

Ayrıca bu günler büyük bir feminist etkinlitir. Tek bir salonda birden fazla kadın, erkeklere duydukları öfkeyi, sürekli tekrarladıkları yanlışlıkları, bitmek bilmeyen maço hallerini, ofsaytın olmadığı bir geleceği konuşur.

***


Türlü konuşmalar, çaylar, tatlı ve tuzlu envai çeşit yemeğin arasında birden bire kapı çalar. Evin sahibesinin üniversiteyi henüz bitirmiş, iş arayan kızı gelir ve tüm bakışlar ona çevrilir. Evlenmeyi kati suretle düşünmeyen, hedonist de yaşarım kariyer de yaparım kafasında olan kız bu saatten sonra ürkek bir ceylan gibidir. Fakat henüz hiçbir şeyin farkında değildir. Pusuya yatmış, örgü şişlerinin altından onu kesen çakallar... Birden bire salonda vesikalık fotoğraflar havada uçuşur ve yeni yeni bir şeylerin farkına varan ceylan, çakallardan gelen sorulara kaçamak cevaplar verir. Kız terlemeye başlar ve tam o sırada çakma sarışın bir teyzenin bitmiş olan çayı dikkatini çeker. Bu onun kurtuluş için tek şansıdır. Kızını bu kadınların aylak yavrularına kaptırmak istemeyen annesi de kızının peşinden mutfağa gider. Döndüğünde kızına bir iş uydurulmuş olup kız evden yollanmıştır. İstedikleri ava kavuşamayan gün teyzeleri örgülerine dönüp menopozdan yakınmaya devam eder. 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türkiye’nin Yeni Starı DAMLA EKMEKÇİOĞLU ile Röportaj

Son zamanlarda sosyal medya platformlarında adından sıkça söz ettiren,kadınlığın Nirvana'sı, güzelliğiyle erkeklerin aklını başından alan,clubların aranan DJ’i. Periscope, instagram, snapchat ve twitter’da oldukça popüler olan, ilk filmi “Türk Lokumu” ile büyük ses getirecek olan, Türkiye’nin yeni starı Damla Ekmekçioğlu hayatını ve yeni projelerini anlattı.

Öncelikle Damla Ekmekçioğlu kimdir? 31 yaşındayım. İstanbul’da doğdum. 2 üniversite bitirdim. Biri Almanya’da diğeri burada. 2008’den beri yine İstanbul’dayım.
Instagram ve periscope da büyük bir hayran kitlen var. İnsanları sana çeken şey ne? Periscope açtığımda fenomen olma gibi bir amacım yoktu ama eğlenceli yayınlarım, samimiyetim ve fiziksel özelliklerim takipçi sayımın artmasına sebep oldu. Bu etkileşim İnstagram’a da yansıdı. Koyduğum resim ve videolar da buna destek olup sayısının artmasına yardımcı oldu.
Bu büyük hayran kitlesinin yanında bir de sana karşı olanlar var. Bunlar kim, nereden çıktı, senin gibi saf ve temiz bir…

Devrim Kunter ile röportaj

Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları'nın yaratıcısı Devrim Kunter ile kısa bir röportaj gerçekleştirdik. Devrim Kunter'e röportaj teklifimizi geri çevirmediği için teşekkür ederiz. •Devrim KUNTER kimdir bize kendinizden bahseder misiniz? Çizgi roman yazmayı, çizmeyi seviyorum. Hatta öyle ki başka bir işle uğraşmak istemiyorum.
•Seyfettin Efendi hikayesi nasıl oluştu? Zamanla oluştu diyebiliriz. İlk yaratığımda daha mizahi, daha fantastik bir dünyadaki beceriksiz bir hafiyeydi. Sonra mizahi yönlerini daha sonrada fantastik yönlerini çıkarttım. En sonunda tarihi bilim kurgu diyebileceğimiz bu haline geldi.
•Hikayelere yönelik araştırmalar yaptınız mı? Tabii buna mecbursunuz ama sonuçta illaki hatalar oluyor. Bizim görsel arşivimiz oldukça zayıf o yüzden de bilgiye ulaşamadığımız oluyor. Bir bina o tarihte nasıldı, hangi kısmı sonradan değiştirildi vs. gibi.
•Seyfettin Efendi’yi beyaz perdede görebilecek miyiz? Şu an için öyle bir şey gözükmüyor, ileride belki.

•Karakterleri yaratırk…

CENGİZ ÜSTÜN RÖPORTAJI

CENGİZ ÜSTÜN
Günümüz karikatürünün en iyi çizerlerinden biri olan. Uykusuz dergisinde çizdiği Tribal Enfeksiyon köşesi ve Kunteper Canavarı ile tanınan çizer Cengiz üstün ile kısa tatlı bir sohbet etme şerefine nail oldum. Buyurun o sohbeti sizlerde okuyun…
Öncelikle bu röpörtajı kabul ettiğiniz için sizlere teşekkür ederiz. Beni seçtiğiniz için asıl ben teşekkür ederim.
Cengiz Üstün kimdir, sizi tanıyalım? Yazar-çizer.
Neden çizerlik? Seçim değildi benim için, öylece gelişti.    
Gelecek nesil çizerlerine ne tür tavsiyeler de bulunmak istersiniz? Her iş gibi çaba gerektiriyor. Başlarda çizgi egzersizi yanında, durmak ve düşünmek için serbest zamanlar yaratmak ta çok önemli. Bu zamanlar da yönümüzü çizemiz için gerekli; komik karikatüre mi, yoksa daha reel bir çizgimiz gelişti ise buna uygun farklı konsept araştırmaları filan gibi. Bunları yaparken mizah dergilerinin amatör günlerine giderek, görüş almak kafa açıcı olacaktır. figür çizimleri yanında bol bol eşya ve mekan çizimi egzersizl…